20 Şubat 2010 Cumartesi

SEVMEYİ BİLMEK...

Herkes bir sevgidir aşktır tutturmuş gidiyor hayat içinde, ama gerçek sevgiyi aşkı kaç kişi biliyor acaba? Kaç kişi böyle bir gerçekliğin hakkını verebilir. Bir türk filminde beğendiğim bir sahne vardı adam isyan etmiş şöyle diyordu, "o iyi, bu iyi herkes iyi, o zaman kötü kim"?? Bir bakın herkes şikayet ediyor, kimse diyormu ben şu aşkı mahvetim, diyormu ben şu aşkın kıymetini bilemedim beni seveni küstürdüm diyebiliyormu, varmı bunu diyen bir allahın kulu???
Herkes, birilerinin aşkını mahvettiğinden bahsediyor, aşkı bilinmedinden yakınıyor, adam gibi adam yok deniliyor, kadın gibi kadın kalmadı deniliyor, ya iyide o zaman kötü kimm?? Ben birini tanıdım, kadın allahsız imansız vicdansız birini sevmiş, aldatıldığı halde yıllarca kapıda boynuna atlayacak kadar, özel ortam yapacak kadar, şen şakrak barlarda eğlenecek kadar birlikte bir hayat yaşamış. Adamın aldattığının haddi hesabı yok, adam sokağa atmış gece yarısı, adam aşağılamış başkalarıyla oluyorsun diye iftira atmış, ama hala yıllar geçse bile birşey olmamış gibi yaşayabilmiş onunla, ne bir mide bulantısı, ne bir iğrenme..aksine kata katıla geçen yıllar. Şimdi..bu insanda aşktan sevgiden bahsediyor ve yıllarca yaşadığına dört dörtlük birşey yaşadım diyebiliyor!! Ve his,den bahsedebiliyor..hismi? Nasıl yani? Anlatabiliyormuyum arkadaşlar?? Sevgi aşk tamam, kime göre neye göre, hani pencereden hangi ölçüye bakışa göre?? İşte herşeyi ayıranlar bunlar, herkes aşk ve gerçek sevgi diyor ama bakılan pencereler farklı, ölçüler farklı. Bir ilişkiye başlanıyor bir şekilde, genelde görsellik önemli etken oluyor..adamda boy pos karizma , kadında güzellik, bakım, fizik, ya hayata bakış ve karakter???

O ilk elektrik ve hislerin doruğa vurması sonrasında hissedilen aşkın hüsrana uğraması süreci başlıyor, gün ve gün, ay ve ay, yıl ve yıl...Aşkın başlangıcına değil aşkın bitişine adım atılıyor aslında.. İşte bu yüzden ben her zaman derim ki, başlangıçlar değil sonlar anlamı ve yaşananın gerçekliğini belirler, çünkü gerçek olması gereken şey ortaya çıktıkça, aşk ortadan kaybolmaya başlar, o gerçekki hayata bakış, doğrulara bakış, aynı pencereden hayata bakıştır...

AŞKIN EN BAŞINDA, SEVDİĞİMİZ BİZİM GÖRMEYİ İSTEDİĞİMİZ OLUYOR, GERÇEKTE OLAN DEĞİL... Ve işte bir sürü yaşanmış hüsranla bitmiş Aşk hikayeleri, ve işte bir sürü hasretler, özlemler, kırık korkak yürekler, neyin ne olduğunu bilemeyen hale gelenler.. Aşkın yangını ve külü başka olur..

Hislerden bahsediliyor..dayanağı doğrular olan gerçekler göz ardı ediliyor, çünkü o his hissetmek istediği duyguyu getiriyor, işine geliyor yani, fakat gerçeği götürüyor, ve bir hayat oyunu başlıyor, atan aldatan birine bile iyidir denilebiliyor şu hayatta. Döven bir adama, o benim kocam evimin direği denilebiliyor, çünkü olması gerekeni doğruyu bilmiyor bir çok yürek..

Aldatan vicdansız birinin verdiği hissi, vicdanı olan iyi bir insan veremezmi??
Veremez arkadaşlar inanın veremez, çünkü başta dediğim gibi, insanların bakışları, sevgi anlayışları, hayat ölçüleri başka başka.. Bir bakın, şu bebek katili pisliği bile sevenler var öyle değilmi aşık olan da vardır eminim..!!  Kaç boşta insan varki şu hayatta, karakterliler birbirlerini, karaktersizler birbirlerini buluyor, herkes bir şekilde kendine hitap edeni, kendine yakıştırdığı insanı buluyor işte ölçüleri doğrultusunda.

Aşk ve gerçek sevgi, ölçüler, anlayış, hayata bakış....! Doğruyu, doğru insanı bulmak zor.. Bir çok insan birbirine göre değil aslında, çünkü bence yaş ilerleyip büyük tecrübeler edinilse bile bu hata her zaman yapılabilen birşey, çünkü Aşkın gözü gördür ve insanı kör eder. Yani kör olmadan yarı mantıkla yaşasan bir türlü, kör olup yaşasan bir türlü. Bence her ne olursa olsun bir insan ne isteyip ne istemediğini bilmeli bu hayatta ilk önce hele de evlilik gibi birşey söz konusu olduğunda. Kimse kimsenin canını yakmamalı, yüreğinde onarılmaz yaralar açmamalı, umudunu hayalini yok etmemeli, gerçek aşkı, gerçek sevgiyi, ve en önemlisi bunları SAYGI,yla harmanlayıp yaşamasını bilmeli. Dost sevgili olunabilmeli, ve en önemli birşey daha bence ne biliyormusunuz arkadaşlar EMİN olmak duygusu..
Bence, önce ne istediğiniz bilin, ne istemediğiniz bilin,
asla birini değiştirmeye çalışmayın,
yerine oturmayan taş varsa kendi kendinizi kandırmayın,
doğruları yanlışları ile uyumlu olduğunuz insanı seçin,
asla asgari müşterek değil, azami müşterek arayın, ki katlanmadan yaşayın,
sevginizin hemen yanıbaşında hatta yapışık ikizi olarak saygıyı bulundurun,
size karşı saygıya yakışmayan şeyler yapan biriyle asla şansınızı zorlamayın,
birşeyler katmayı renk katmayı bilen biri olsun mümkünse, ve tabiki sizde...
hayat, zaman, yeterince yıpratıcı, dikkat edin birde siz yıpratmayın, üretin tüketmeyin,
birlikteliğin samimiyeti çelişkilerin olmamasından belli olur, yani aldatan birinin seviyorum demesi gibi,
gerçekten seven insan bir gün yerin dibine sokup sonra telafi etmez bunu alışkanlık yapmaz,
gerçek sevginin olduğu yerde sorumluluk olur umursamazlık asla olmaz.
Bence hayat bir bütündür, gerçek sevgi bir bütündür, o ayrı bu ayrı diye çirkinlikler hafifleştirilemez yaşamak için bahane aranamaz. Sevgiye yakışmayan şeyler varsa bir ilişkide anlam yoktur, herşey bir yalandan ibarettir sadece oyundur gerçek değil.

Aşklar güzel ve tılsımlı başlar, önemli bunun doğru insanla yaşanması, insana ve gerçek sevgiye yakışır bir biçimde yaşatabilinmesidir.

20 yorum:

Nurdan'dan dedi ki...

aşk+saygı
saygı+sevgi
sevgi+saygı+arkadaşlık
bence bir ilişkinin gidiş yolu bu olmalı.
aşk varsa gerçekten saygı da kendiliğinden gelir,aynı şekilde sevgi varsa saygı yine kendiliğinden gelir,eğer saygı yoksa naçizane ne aşk vardır ne sevgi kimse kendini kandırmasın.
bir de arkadaş olunamıyorsa uzun vadede tıkanır diye düşünürüm hep.

kalemine yüreğine sağlık.

papuç dedi ki...

çok güzel bir yazı elinize yüreğinize sağlık...Sevgi saygı olmaza kaybetmeye mahkum bence ...

Saygılar...

MaSaL dedi ki...

"Sevmeyi Bilmek"

Ne güzel bi başlık..

Ancak şu zamanda bilen kişi sayısı çok az maalesef..Herkes sevdiğini zannediyor ,yada yolunda gitmeyen bişey olduğunda o çok sevdiklerini yerin dibine atabiliyor! sa gerçek sevgiden bahsedilemez!

Zamane sevgilerinin aşklarının cılkı çıkmış zaten!Ömürlük değil anlık seviyorlar nerdeyse :S Evlilik düşüncesi olmadan sevgili oluyolar v.s.

Ben bunların hepsine karşıyım :)
İnsanlar evlenecekleri adamlara/kadınlara aşık olmalı ve ömürlük sürmeli..ki gerçek manadaki sevgide ömürlük olandır :))

Şimdiye kadar hiç aşık olmadım birini sevmedim belkide ondan böyle rahat yazıyorum :)) Ama düşüncem bu:))

Muhabbetle Efendim

banuca dedi ki...

AŞKIN EN BAŞINDA, SEVDİĞİMİZ BİZİM GÖRMEYİ İSTEDİĞİMİZ OLUYOR, GERÇEKTE OLAN DEĞİL...
Yazdığınız bu cümle zaten herşeyi özetliyor bence...

Anneanneniz ile ilgili yazınız... Yalnızlığı severim ama yaş ilerledikçe yalnız yaşamak zor gelmeye başlıyor, insan bir can yoldaşı arıyor, sabahları günaydın diyebileceği, akşamüstü bir çay demleyip birlikte yudumlayabileceği, sohbet edebileceği, birlikte bahçedeki çiçeklerin açtığını, ağaçlardaki meyvaların olgunlaşmasını seyredip o sevinci paylaşabileceği v.s v.s.
Of... Hüzünlendim mi ne:))

Recep Altun dedi ki...

Hayatlarını birleştirmiş insanlar; karşılıklı birbirlerini mutlu etmenin yollarını bilmek durumundalar.

Karşılıklı sevgi, saygı, sabır, anlayış, hoşgörü ve nezaket insana sevmenin yollarını öğretir.

Eşine; saygı,sabır,anlayış,hoşgörü ve nezaket gösterebiliyorsan, bu Senin Sevmeyi Bildiğini gösterir.

Kimse pekmezim ya da ayranım ekşi demez. Zeytinyağı gibi hep üste çıkmaya çalışırlar.

Yüce Allah bizleri, sevmeyi bilen insanlarla karşılaştırsın.

Bu güzel makaleyi bizimle paylaşan emeğe ve yüreğe saygılarımı ve sevgilerimi sunarım.

En güzele emanet olun ve sağlıcakla kalın.

stuven dedi ki...

''ne istediğinizi bilin, ne istemediğinizi de bilin...'' çok doğru bunları bilince doğruyu bulmak/görmek daha kolay oluyor. yani o zaman ''sevdiğimiz bizim görmeyi istediğimiz'' kişi olmaktan çıkıyor.

ince noktaların olduğu güzel bir paylaşım. teşekkürler.

hasretsenfonileri, dedi ki...

Önce, Aşık olmayla Sevmeyi birbirinden ayrı düşünmek gerekir sevgili onuncu köyün adamı.. Zira, Aşk tılsımla, Sevgi saygıyla var olmakta!
"SEVDİĞİMİZ BİZİM GÖRMEYİ İSTEDİĞİMİZ OLUYOR GERÇEKTE OLAN DEĞİL" cümlenizde,zaten aşkı tarif etmişsiniz.. Aşk budur! Aşk senin yarattığındır.. Olmasını istediğin şekilde, derinlikte, güzellikte... erişilmez!!! Ve genelde insan, başsız ve bedensiz bir gölgeden yaratmıştır aşık olduğunu! Çünki aşk, duyguların çılgınlığıdır.. hiç bir sınırı hudut kabul etmemektir.
Ve aşk beyinle kalbin bitmeyen kavgasıdır..
Ancak, SEVGİ dir ayakları yere bastıran.. Gökyüzünün katmanlarından yeryüzünün derinliklerine indiren ve SAYGI ile harmanlandığında, aşk gibi çarpıcı olmayan ama ölümüne kalıcı olan!..
Bu farklı perspektifle bakmak, olayları belki daha farklı, gerçeğe daha yakın ve ruhu daha rahatlatıcı yormaya sebep olabilir diye düşünüyorum.
Sevgilerimle..

mehbup dedi ki...

Aşklar güzel başlar ama sonra bu aşk sevgiye dönüşür.çok farklı..
Herkesin aşka bakış açısı,ölçüsü çok değişik..evet ruh ikizi bulmak helede bu zamanda çok zor.

SİYAH KELEBEK dedi ki...

Bence aşk geçicir. Kalıcı olan ise sevgidir. Sevgi nedir?

Hastalıkta sağlıkta, İyi günde kötü günde birbirini yanında olmak, saygıdan öte anlayıştır sevgi.

Aşkı kaybetmek insana bir şey kaybettirmez. ama sevgiyi kaybedince o zaman ipler kopar saygısızlık ve anlayışsızlık girer ve yuvalar yıkılır.

Sevgi sevgiyle karşılık bulur. Anlayışla, saygıyla. olumsuzluklara katlanarak, vefakar olarak sevgi büyür.

Çok düşündürücü bir yazıydı. Yaşadığımız aşkları sevgileri bir kez daha gözden geçirebileceğimz bir paulaşım olmuş elinize emeğinize sağlık.

Nurdan'dan dedi ki...

bloguma bir ziyaret lütfen:))

ezgilimelodi dedi ki...

Hoş geldiniz sayfama...:)
Güzel yorumunuz için teşekkür ederim...
Sevgi aşktan da öte.Çok başka bir duygu...
Sivri yanlarını törpüleyebiliyorsun onunla.Binlerce kilometre uzağındayken zamana direnebiliyorsun...
Yüzüne bakmaktan bıkmayacağın o yüz senin doğru insanı seçtiğini gösteriyor...
Selam ile...

ege dedi ki...

Yazdığınız her satıra onaylıyarak katılıyorum. Ve şimdi ki aşk`lar romantizimden uzak günlük sevmeler
ben nerede eski aşklar diyorum..Çok ellerinize, emeğinize sağlık. Selam sevgiler...

oyumben dedi ki...

Denemeye değer.

JİVAGO dedi ki...

Dostum,çok hoş güzel yazmışsın da,
o kadar göreceli,o kadar değişik ve
karmaşık ki aşk; ancak iliklerine kadar yaşayanlar,hissedenler bunu bilebilir.

Herkes keşke yaşayabilse..
Hissedebilse......

İyi haftalar dilerim.

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Aşk güzel bir hastalık; sevgiye dönüşebildiği sürece.
Çok güzel ve doğru tespitler içeren yazınızı hayranlıkla okudum.Teşekkürler.
Sevgilerle..

Asuman Yelen dedi ki...

Ey aşk
Acının lambası elinde
Ansızın geliverirsin
Bir baktım mı yüzüne
Anlarım - mutluluk
Asıl sensin

Tagore böyle diyor.
Bana göre de ansızın insanın karşısına çıkıveren pek de mantık, hesap kitap gibi şeylerle düzenlenemeyecek olan bir hâldir sevgi. Bahsettiğiniz karmaşa, şikâyetler, suçlamalar yakınmalar vs. kişilerin karakteri, yetişme tarzı, yaşı ve kültür düzeyi ile ilişkilidir. Her sevinç her acı düzeyli de yaşanabilir, düzeysiz de. Tabii bahsettiğiniz örnek günümüzdeki tüm düzeysizliklerin ilişkilere de zaman zaman yansıdığının çok güzel bir göstergesi.
İyi haftalar diliyorum...

sihirliyazilar dedi ki...

Başına ne gelirse gelsin kabullenen kadınlar, bunu eşlerine halen aşık olduklarından değil, çaresizlikten yapıyorlar. Düşünün ki kadının maddi gücü yok, kendi ailesinden destek yok; tahsili,mesleği yok; gidecek yeri yok; yapmış 3 tane çocuk, alıp götürse olmaz, bıraksa bırakamaz. Yaşı da geçmiş, öyle ahım şahım bir güzelliği de yok ki yeniden evlensin, kim isteyecek onunla evlenmek? Hem elin adamı ister mi çocuklarını?... Toplayın bütün bu söylediklerimi. Ne olacak bu durumda? Tabii "evimin direği" demeyi sürdürecek kocasına. Başka şansı mı var?.. Türkiye gerçeği bu işte. Bir de kadınların açısından düşünmek lazım. Varsayın ki bıraktı kocasını, nasıl bir hayatı olacak? Yapayalnız mı yaşayacak ömrünün sonuna kadar yoksa doğru kişiyi buluncaya kadar birçok kişinin oyuncağı mı olacak? Parasız kaldığı için birilerinin metresi olmaya mı varacak iş? Olayın bir de bu yönü var. Bazen kadının (o sıcak olmayan) yuvası bile dışarıdaki ortamdan daha güvenlidir...
Çilekeş Anadolu kadını, çoğu zaman yuvasında, çocuklarını başına toplayıp namusuyla oturmayı tercih etmiştir. Başına gelen herşeyi de sineye çekmiştir. Doğru veya yanlış, işin gerçeği budur...
Bütün arkadaşlar aşktan bahsetmiş zaten, ben diğer husus üzerine gitmeyi seçtim. Sevgiler...

keditasması dedi ki...

Aşka inanmıyorum ilk olarak.Aşka alternatif sevgi,dostluk,güven karışımını koyarım hayatımda.Karşımdakini de istediğim gibi görme gafletine düşmem böylece.Yansımamdır kendisi,istediğim gibi görüyorsam..Günahıyla,sevabıyla sevmektir,gerçek sevgi.Ne istediğimi bilmek..Bu da ayrı bir konu.Ki şöyle.Hayatta ne istediğimizi bilerek atmayız adımlarımızın çoğunu.Yolun sonunda belli olur isteyip istemediğimiz.Teferruat bunlar.TŞK.paylaştığınız için.

Gönül dedi ki...

güzel bir anlatım...paylaşımınız için teşekkürler

Zeugma dedi ki...

Bu yazıdaki son satırlar hepsinin, her şeyin özeti bence..
Tespitleriniz son derece doğru..

Yüreğinize sağlık, güzel bir yazıydı.