6 Nisan 2010 Salı

ADALETiMİZ..!!!

Ankara’da bir hukuk dramı... At arabasıyla hamallık yaparak geçimini sürdüren, ancak geçirdiği kaza sonunda kör ve felç olup tekerlekli sandalyeye mahkûm bir halde yaşayan, 6 torun sahibi Dursun Erselligil (61), 45 TL’lik su faturası yüzünden mahkûm edilip hapse atıldı.
İddiaya göre Erselligil, okuma-yazması ve evinin posta kutusu olmadığı için bu su faturasından haberdar olamadı. Borcun ödenmediği gerekçesiyle ASKİ ekipleri, bir sabah ailenin haberi olmadan su sayacını söküp gitti. Bunun ardından yaşlı çift hakkında hem icra hem de kaçak su kullanmaktan yargı süreci başladı.
Erselligil kaçak su kullanmaktan 6 ay hapis ve 990 TL para cezasına mahkûm edilmişti. Para cezası 4 eşit taksite çevrilirken, 6 aylık hapis cezası ise iyi hali nedeniyle 9 güne indirildi.
Sincan L Tipi Cezaevi’ne konan bakıma muhtaç yaşlı adamın ailesine, önceki gün cezaevi müdürlüğünden bir haber gönderilerek, “Bez getirin” denildi. Bunun üzerine oğlu Cihan ve annesi Zeynep, altının bağlanması için istenen bir torba bezi götürdü. Cihan Erselligil, “Adalet bu mu? Sakat insan, iş göremez, hareket edemez, refakatçi olmadan tuvalete bile gidemez babam” diye isyan etti.
**********************

Uyuşturucu madde kullanmaktan gözaltına alınan Tarkan'a uygulanan muamele bazı kesimleri rahatsız etti.
Megastar ile aynı operasyonda gözaltına alınan magazin yazarı Saçar: “Tarkan çok özel muamele gördü, bizi bodruma attılar”
5 GÜNÜ BODRUMDA GEÇİRDİK
Tarkan ile aynı operasyonda gözaltına alınan magazin yazarı Bekir Saçar, Tarkan’a Narkotik Şube’de farklı uygulama yapıldığını iddia etti: ”Spor salonunda koşu bandında koşarken polisler beni aldı. Evimde ve arabamda araba yapıldı ve uyuşturucuya rastlanmadı. Buna rağmen bana kelepçe takıldı, bağcıklarım alındı.Halbuki Tarkan hem içici olduğunu kabul etti hem de evinde mal bulundu. Ama o emniyet amirinin odasında kaldı. Özel battaniyeleri geldi. Yemekleri geldi, sigarası geldi, elbiseleri geldi. Biz ise 5 günü bodruma geçirdik. Sabah kahvaltısında yarım ekmek ile yanına bir tane karper peynir ve su verdiler.
Şüphelilerden Murat Erdoğan şeker hastası ve kapalı yer fobisi var. 200 kilo adam
nefes bile alamıyor. Tarkan’ı aldılar onu özel odaya almadılar.”
*******

Fethiye'de 48 yaşındaki Emine S., geçen Ağustos ayında oğlu Soner Semih S. ile kızı 16 yaşındaki Özlem S.'yi derslerinin daha iyi olması için dershaneye yazdırdı. Ancak şoförlük yapan eşi 52 yaşındaki Mustafa S., dershane parasını ödeyemeyince biriken borç yüzünden dershane yönetimi, senetlerde imzası bulunan anne Emine S.'yi mahkemeye verdi.
Faiziyle birlikte yaklaşık 5 bin TL olan borcu ödeyemeyen Emine S., icra işlemleri sırasında ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen ödemediği için çıkarıldığı mahkeme tarafından 2 ay önce tutuklanarak Muğla Cezaevi'ne gönderildi. Bunun üzerine annesinin kendisinin yüzünden cezaevine girdiği düşüncesiyle bir süredir psikolojik bunalıma girdiği belirtilen Soner Semih S., dün gece saat 22.30 sıralarında evlerinin balkonunda bulunan demir çardağa bağladığı iple kendini asarak intihar etti. S. arkasında, “Herkes hakkını helal etsin. Bu duruma daha fazla dayanamayacağım” yazılı not bıraktı.

İki çocuğunu okutmaya çalışan anne, 5 bin TL'ye ulaşan dershane borcunu ödeyemeyince önce icraya verildi, ardından cezaevine gönderildi. Annesini kurtarmak için çabalayan liseli genç, çaresiz kalınca canına kıydı. Muğla'nın Fethiye ilçesinde dershaneye olan borcu yüzünden hapse giren annesini kurtaramayan genç intihar etti.
Alınan bilgiye göre, 3 yıl önce dershaneye giden oğlunun borcunu ödeyemeyen 5 çocuk annesi Emine Sipahi, icralık duruma düştü. Eşinden ayrı yaşayan Emine Sipahi son olarak imzaladığı taahhüdü de yerine getiremeyince hapse girdi.Oğlu Soner Semih Sipahi annesini kurtarmak için oturdukları evi satma kararı aldı. Evi satmak üzere bir alıcıyla anlaşan 18 yaşındaki genç, evi boşaltarak kiraya çıktı. Anlaştığı kişi son anda evi almaktan vazgeçince Soner Semih Sipahi bunalıma girdi. Sipahi, evin arkasındaki üzüm çardağına kendisini iple asarak intihar etti. Sipahi'nin intihar etmeden önce, üzerinde "Herkes Hakkını helal etsin" yazılı not bıraktığı öğrenildi.
******

Ya Allah aşkına nasıl bir dünyada yaşıyoruz biz ya? Allah korkusu nerdee vicdann nerde???
Şu sözde su çalan adam, hadi diyelim çaldı, hadi diyelim aski haklı, bu adam bu yaşa gelmiş hiçbir kötü sicili yok,  kör ve felçli bir adamı nasıl hapse atarsınız ya nasıll?? Her haltı yiyen insanlara hakim her türlü kendi taktirini! kullanıyor da bunamı kullanamıyor?

Tarkan denen insan..yahu bu adam değilmi asklerlikten kaçmak için Amerikaya kaçtı ve gelmedi, adam vatandaşlıktan çıkarıldı yinede gelmedi ya. Nasıl bu kadar unutkanız nasıl neye göre değerlendiriyoruz insanları ya..benmi saçmayım bu iştemi bir saçmalık var??? Tarkan olmuş şarkıcı ya her türlü özel davranışı görüyor, polisler yanyana resim çektiriyor, nezarette değil emniyet Müdürünün odasında ağırlanıyor.
Arkadaşlar sizlerin eşleri, çocuklarımız en ufak bir iftira görse suçlansa kemeri ayakkabı bağları çıkarılır hırsızın keşlerin içine nezarete atılır emin olun. Hani adalet hani eşitlik?? Hale bakın şu çiğliklere rezilliğe bakın.
Bir de bir grup insan çıkışında kapıda toplanmış "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye slogan atıyor.

Annesinin okutup geleceğini kurtarmak istediği Soner...hey Allahım nefesim düğümlendi...... Şu olanlara bakarmısınız ya..nasıl insanlık, nasıl müslümanlık, nasıl bir iştir bu ya.. Anne zora düşüyor ödeyemiyor borcunu, buna rağmen fazilerle 5milyara çıkarıyorlar, oğlu evi boşaltıyor borcu için satmaya karar veriyor alıcı vazgeçince anne de hapiste olunca bunalıma giriyor ve hayatına son veriyor..... Hay Allah kahretsin o dersane sahibinide, bunun için birşey yapmayanları da..... E şerefsiz dersane sahibi, koca bir dersaneye sahip oldunda bir milyarlamı yıkıldın zora düştün sanki, zekatım olsun de, bu da benden olsun de, birşey de yaa. Kimbilir o kadıncağız kaç defa geldi konuştu hatta yalvardı. Empati yapıyorum; Dersane sahibi olsam bir anne oğlunu yazdırmış ama işler ters gitmiş ödeyemiyor ya asla ne faiz koyarım nede mahkemeye veririm ya.

Resmi görüyorsunuz değilmi?? Şu çocuğun güzelliğini görüyorsunuz değilmi??  O ipi çardaktan geçirip altına bir tabure koyarken ve ipi boynuna geçirirken aklından geçenleri düşünebiliyormusunuz peki. :(((((((
Yazıklar olsun böyle insanların vicdanındaki adalete, yazıklar olsun güzelim ülkemdeki Adalete.....

33 yorum:

iris dedi ki...

düğüm düğüm oldu yazacaklarım... ne acı değil mi, yıllardır alıştırılmaya çalıştığımız şeyler... adaletin bile karşısında eşit değilsek, neden söylevlerde, halka seslenişlerde vs. adaletten, eşitlikten bahsetmek?.. çok yazık ve çok zor...
"insan" olmak ve "insan" kalabilmek...

KIRIK KALEM dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
!♥ tuana ♥ ! dedi ki...

Adalet insanlara göre nasıl oluyor da farklılık gösteriyor, büyük haksızlık..Adaletsizlik..

keditasması dedi ki...

Utanç verici.İnsanlıkta son nokta.Bundan öte vicdansızlık yok.Kadıncağız hapishaneden çıkmış,bitmiş,tükenmiş.Ne anlamı kamış özgürlüğün,borç iptalinin.Evlat gitmiş.Teşekkürler paylaştığınız için.

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Sevgili Mesut Bey,Hukuk kurallar bütünüdür. Bu kurallar uygulanırken olayın insani ve vicdani etkisi değil kanunsuz suç ve ceza olamayacağı ilkesinden gidilir. Ortaya bu tür neticelerin çıkması hukuk kurallarından çok yaşadığımız toplumun başta ahlaki sonra da ekonomik , siyasi değişiminin etkileri ile ilgilidir. Ama kural uygulayıcıların farklı yaklaşımları her daim adalet kavramının sorgulanmasına sebep vermiştir ve toplum içinde ters etkiler yaratmaktadır. HUKUK kaideleri herkes içindir ve herkese aynı yakınlık ve uzaklık içinde uygulanmalıdır.Günü gelen çekini ödeyemeyen kişi ile çocuklarının dershane parasını ödeyemeyen kişi aynıdır yani "borçlu" dur. Hukuk için o borcun ne için ifa edildiğinin bir önemi yoktur. ÖZETLE kaideleri uygulayanların uygulamada eşit olmayan tavır ve davranış içerisinde olması adaletin pek çok sebeple tam olarak yerine getirilemediği ülkemizde başka birşeye sarınma şansı olmayan halkı boşukta bırakıp başka tercih aramaya ve yaratmaya itecektir.

Sevgilerle.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

iris; Bende aynı hislerle yazdım. Hele o yavrunun haberini okuyup yorum yaparken..
Hayatın içinde herşey çelişki herşeyy..

Newbahar dedi ki...

Kanunlar uygulanacaksa her vatandaşa aynı şekilde uygulanmalı.
Ayrıcalıklar benide rahatsız ediyor.
Öte yandan Soneri izlerken canım yandı benimde. Dershane yönetimine kızdım, öğretmenlerine kızdım, hayatın bu bozuk düzenine kızdım.
Kimsenin birbirinden haberi yok. Açmıdır, tok mudur. İllaki yardım için birinin canının yanması veya ölmesi gerek.
Burası Türkiye!! değil mi? Bazen çok şey bekliyoruz.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

KIRIK KALEM; Blogunuza geldim fakat lingle çalışmadı hatta yorum da bırakamadım olmadı.
Teşekkür ederim.saygılar..

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

tunana; Adalet eşit demek çok saçma gerçekten şu örnekler ve fazlası varken..

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

keditasması; Kadıncağız keşke bir an önce çıkabilseydi yavrucağız kurtulurdu o zaman..evi dahi satışa çıkarıyor yavru sırf annesini hapisten çıkarmak için alıcı vazgeçiyor ve yavru umutsuzluktan bunalımdan bu acı yola başvuruyor..olaylar silsilesi akıl alacak gibi değil.
Ben teşekkür ederim..

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Sevgili Çoban Yıldızı; Avukat olduğunuzu ve bu konuda çok daha sağlık yorum yapabileceğinizi biliyorum. Yanlış yazdıysam kusura bakmayın, ancak gördüklerimi hissettiklerimi yazmak istedim.

Kesinlikle herşey yazdığınız gibi olmalı, ama olmuyor bunu sizde görüyorsundur sanırım.
Bir Emniyet Müdürü arkadaşım var, anlattıklarını yazmak istemiyorum, yoksa beni anında önce nezarete sonra hapse atarlar eminim!

Masum halka farklı yaklaşılmalıdır, sanatçı diye değil, zengin diye değil, sadece masum halka...
Sevgiler saygılar çok teşekkür ederim..

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Sevgili Mesut Bey,
Kesinlikle yanlış yazılan ve anlaşılan birşey yok.Cani yürekten katılıyorum size..Sadece yazılanlara hukuki bir görüş açısı açmak istedim.

Sevgilerimle.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Newbahar; Kesinlikle dediğiniz gibi olmalı.. Adalet çok büyük bir denge bir toplum için..birçok şeyin bozulması veya bozulmaması buna çok bağlı.
Şu olay asla ama asla olmaması gereken birşey ya, 18yaşında yavru bu yüzden nasıl canına kıyar..öyle bir kadın öyle bir anne nasıl hapse atılır..yok yok ben anlayamıyorum....

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

ÇOBAN YILDIZI; Çok sevindim..inanın bir an fazlamı ahkam kestim diye düşündüm. Kanunları çok iyi bilmiyorum, ancak böyle şeylerin olmaması gerektiğini, insanlığın böyle bir şey olmadığını iyi biliyorum.
Minnettarım..çok teşekkür ederim.
sevgiler ve saygılar...

bahar gelsin-HANDAN GÜLER dedi ki...

10 yıllık avukatım 5 yıl çocuk büyüttüm 5 yıldır çalışıyorum bunlardan öyle çok gördüm ki danıştayda yargıtayda adamınız yoksa hakim savcı avukat bile olsanız adalet dağıtamzsınız ilk sizi harcarlar personeline en az hükmü geçen bakanlık adalet bakanlığıdır mesela yüksek yargı karar verir canının istediğine bu yüksek yargıdaki adamların çocukları en iyi yerlere yerleşir kpsssiz ben 88 aldım 5 yıldır atanmadım 50-60 alıp 3000 tl maaşla avukatlığa başlayan yüksek yargı mensupları çocukları heryerde var zaten üniversite de kazanmalarına gerek yok özel ün. babaları öder işleri de hazırdır çünkü babalarının önüne gidecektir tc de her dosya ve kimse bunun karşısnda durmaz sağcı solcu da farketmez herkes bu hakimlerin istediğini yapar artık nefret geldi yargıdan da hukuktan da meslektaşlarımdan da o yüzden bloga kaçıp sanat edebiyat takılıyordum ama adaletsiz adaletimiz burada da karşıma çıktı yalnız bu haberler buzdağının görünen yüzü:(( çok yıpratıcı bir iş hukuk asla çocuklarınıza hele de kızlarınıza çünkü daha duygusallız hukuk tercih ettirmeyin

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

bahar gelsin-HANDAN GÜLER; Yazdığınız şeyleri sizin kadar derinden olmasada kendi çapıöda biliyorum Handan hanım.
Yazmim diyordum ama ne olursa olsun yazacağım.
Bir boşanma davası açtım, kesinlikle haklı olduğum halde hakim sadece hukuk diline bakıp insani yaklaşımı red edip davamı red etti ve çocuklar bir çocuk pedagok,una göstermeden karşı tarafa verdi, çocuklarım şu anda her türlü gitgeli yaşıyorlar.
Yargıtaya gittim adam bulamadığım için 1,5sene bir dosya ancak geri dönebildi.
Bir emniyet müdürü arkadaşım var, konuşuruz bazen..şu kapkaççılar arka kapıdan nasıl bırakılıyor diye..bun aslında büyük bir çete olurmuş ve en tepedeki lider hakime telefon açıp adamını bıraktırırmış.
Ufak bir ilçede bir davada sırf güzel bir çilingir sofrasıyla davanın değiştiğini bilirim.
Peki şu son ergenekon olaylarında bir tutulanıp bir salıverilenler, sonra tekrar tutuklanmak istenenler, hep birşeyler dönüyor bu ülkede, kimin kime neye gücü yeterse.
Yorumunuz için çok teşekkür ederim..

SeViL ( DenizFeneri ) dedi ki...

Ben demek den BİZ İ Unutduk..
Biz le beraber Vicdan da kayboldu ..
Vicdanın yerini Bencillik aldı..Yanında karanlıgıda getirerek .

Yazık !
Yaşam güzel lakin insanların yürekleri güzel değil karanlıklar kaplamış.

Yazgüneşi dedi ki...

Adalet mi?
Hukuk derken?

ne onlar

yok Türkiye de yaşarım da doğma büyüme
unutalı bir hayli oldu söz konusu sözcükleri
o manada sordum
:((((((((((((((((((

söylenecek söz çok da
söyle(ye)miyorum

Yazgüneşi dedi ki...

Haa bir de
"Yasalar cibinliğe benzer
Sinekler takılır da
Yaban arıları deler geçer...."

KIRIK KALEM dedi ki...

Mesut bey
blogspotta bulunan mailinize baktiniz mi?

KİANA dedi ki...

Türkiye Cumhuriyeti bir Anayasal hukuk devleti olduğuna göre ve Anayasaya göre de tüm vatandaşlar kanunlar karşısında ve her türlü sosyal haklarda eşit olduğuna göre peki yıllardır uygulanan bu çifte standart neden olmakta. Yazılı kanunlarda eşitlik söz konusu iken, uygulamada ikilik neden olmakta.. Sevgili Onuncu Köyün Adamı yazmış olduğunuz haberlerin tümünü biliyorum. Herbiri insanı yürekten yaralıyor.. Söylenecek söz varmı bilmiyorum.. Buradada başrol yine zenginlik ve para..
Özetle ; Zengin dağdan aşırır, fakir düz yolda şaşırır desem.... Bu ikiliğe en çok kendi ülkemde rastlıyorum ne yazıkki...

kamikaze dedi ki...

Duyarlılığınız,paylaşımınız için sağolun.içimiz acıyor.en çok intihar etmek zorunda bırakılan gencimiz canımı acıttı.yaşlı amcaya da çok üzüldüm.ne diyeceğimi bilemiyorum.inşallah bundan sonra hukuk gerektiği gibi işler.eşitlik ve adalet lafta kalmaz.sevgilerimle.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Sevil; Bizler ben demeyi bırakıp biz demeye başlamamış lazım fakat en bazlada ADalet birşeyler yapmalı kendini geliştirme ve değiştirme anlamında. Yaşam ve insanlar eskisi kadar güzel değil sanki dimi.
Teşekkür ederim..

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Yazgüneşi; Çok haklısınız ne diyeyim..bende bu yaşa geldim herşeyi gördüm maalesef bu Ülkede.

Bizde Yasalar herşeye benziyor, her kişiye göre değişiyor çünkü.
Teşekkür ederim sağolun..

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

KIRIK KALEM; Baktım evet ve yine blogunuza geldim fakat ya bir problem var ya da ben beceriksizim.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

KİANA; Bu güzelim Ülkede kağıt üstünde çok şey tamam da uygulamaya gelince hep varlıklı zengin insanlar, veya kariyer mevki sahibi insanlar herşeyde şanslı oldukları gibi Adalet önünde bile şanslılar.

Normal bir vatandaşı Hakim öyle bir azarlar ki insanlıktan çıkarır tek kelime edin anında hapse attırır..ama apo pisliği bile daha özel yargılanır!!!!

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

KAmikaze; Siz de okuyup yorumunuzu yazdığınız için çok sağolun. Keşke hepimizin elinden daha fazla şeyler gelse, ancak bireyler olarak birşey yapabilmek mümkün değil, birlik olmak gerekir ama nasıl? Eşitlik daha uzun yıllar lafta kalacak sanırım...

sufi dedi ki...

Bugün Ali zafer sapçı arkadaşımız ADALETle ilgili yazı yazmış:"Yasalar örümcek ağları gibidir, sadece küçük sinekler takılır. Büyükler deler geçer." demiş.
Ahlak ve vicdan olmayan bir ülkede adaletten ne kadar söz açılabilir bilmem ama bence suçun büyüklüğüne göre bir sıralamaya koymak gerekseydi önce en başımızda olanların şuan müebbet hapislerde sürünmesi gerekirdi.Taş atan çocuklar, baklava çalanlar dershane parası ödeyemeyenler su parasını ödeyemeyen zavallılar değil.Dostum güzel ama acı ve gözyaşı döktüren bir konuydu bugünkü yazın teşekkürler ve sevgilerimle. Tontini

funda dedi ki...

yazıklar olsun semeriyle götürenlere laf yok da şurda insanların yapacak tek şeyleri canlarına kıymak hala aman yazamıyorum bile yazacağımı da yazıklar olsun bunları yapanların da vebali olsun ne diyeyim :)

NiLaY dedi ki...

yazınızı okurken zaten içim kararmıştı bir de yorumları okuyunca bu sefer büsbütün vay halimize dedim. özellikle avukat arkadaşların yazdıkları gerçekten çok acı maalesef..

Derviş dedi ki...

Sevgili Onuncu köyün Adamı ellerinize sağlık. Ben bu ülkedeki adalete güvenimi yıllar önce kaybettim. Vergi dairesi elektrik idaresi su idaresi vs bilimum kurumlar bizlere ödemelerimizin 3 gün geçmesi durumunda ihtarname gönderiyor. Vergi dairesi geçen yıl hesaplarımıza bloke koymuştu. 15 bin lira geciken vergi için. vergi dairesinde gördüm 5 trilyon vergi borcu olan şirket var. Bir arkadaşımın çalıştığı bir otel zinciri vardı patronu hayali ihracattan hapis yatmış biri. adam sürekli otel kiraladı 17 otele kadar çıktı otelleri. geçenlerde battığını açıkladı 140 trilyon borç bıraktı.Ama patronun hala villaları ve jeepleri duruyor. olan maaşını alamayan işçilere ve verdikleri malalrın hizmetlerin parasını alamayan esnafa oldu. Vergi dairesine her ay bir laptop alıyorlarmış ve borçları sümen altı ettiriyorlarmış. Sözün özü "Anamı öpen(!) kadı, kime şikayet edeyim". Ama eğer ilahi adalet varsa elbet bunların da hesabı bir gün sorulur.

Tuğba dedi ki...

Malesef yaşadığımız dünyadan korkar oldum artık.Nasıl bir adalet .Bu haberi duyunca fena oldum.Annenin suçu ne çocukalrını iyi bir gelecek vermek mi.Çocuğun suçu ne böylesi bir sona itilmiş.Daha neler oluyor malesef kendimi resmen kukla sanıyorumbazen iplerimiz başakalrın elindeymiş gibi.

Hamiyet dedi ki...

Utanç verici bir tablo ve bunlar sadece görünenler ya perde arkasında kalanlar ya görünmeyenler!