15 Haziran 2011 Çarşamba

AŞK VE RUH İKİZİ...


Aşk ve ruh ikizi, ruhun diğer yarısı konularında saatlerce konuşabilirim. Aşkı, ruhunun diğer yarını bulup bu sevdayı yaşayamamak zor. sonrası zor.
Bence gerçek Aşk nasıl anlaşılır biliyormusunuz. Yıllar geçiyor ve sevginiz saygınız azalmıyor tutkuya dönüşüyorsa, ayrı kaldığınızda onu hala özlüyor ve yanında koşmak istiyorsanız, her geçen zaman onsuz hayatın ne kadar boş olacağını düşünerek geçiyor ve yıllar birbirini kovalıyor ama değişmiyorsa..bir tebessümü, içinizde adeta baharı oluşturuyorsa..eskiden acı kahveyi hiç sevmezken sırf o seviyor diye sizde seviyorsanız örneğin..siz ruhunuzun diğer yarısını bulmuş onunla yaşıyorsunuz demektir. Ve bu dünyanın en şanslı insanlarındansınız demektir.


Bir de; Diğer yarısı sandığınız insanlar sizi enkaza çeviriyorsa, ve gittikçe kendi içinizde yalnızlaşıyorsanız, sevmekten korkar oluyorsanız, umudunuzu yitiriyorsanız buna izin vermeyin sakın. Bir sevdiğim şunu diyordu, "insanlığı seviyorum ama insanları hayır".. İnsanlar çok hoyrat, çok can yakar çok vefasız oldu, bunun için yapacak birşey yok, tek şey şu olabilir..herkes yaşadıklarını hayat tecrübesi potasında yok etmesin..umudunuzu yok etmeyin. Kötü diye bir başkasını eleştiren insanlar aynısını ne rahatlıkla yapabiliyorlar. Herşeyin en güzelini hak ediyorsunuz bunu unutmayın.
 ---
Bu yazıyı bir blogcu arkaşa yorum olarak yazmışım az önce okudum. Üst paragrafta yazdıklarımın sonuna kadar katılıyorum..
 
Fakat diğeri..yazması kadar kolay olmuyormuş. Ruhumun diğer yarısı, kalbimin ve hayatımın tek ortağı sandığınız biri tarafından yerle bir edilmek sonrası bu enkazdan dirilmek... Çünkü inancınız çok kötü sarsılıyor..böylesi bir hayal kırıklığı sonrası neye inanacağınızı şaşırıyorsunuz, bütün hayat ezberiniz bozuluyor. Tabiki bu kişiye göre değişir, yaşanana göre, içte yaşatılana göre değişir. Kimisi çok duygusaldır böyle olur, kimisi daha farklı bakar çabuk atlatır..yürek, bakış ve Aşk meselesi bu..ama tamam budur dedikten sonraki ve yaşanmış yıllar sonrasındaki hayal kırıklığıyla kalmak, atlatmak kesinlikle kolay olmuyormuş.

Yıllarca beklediğiniz ve tüm boşlukları ve hayatınızı doldurduğunu düşündüğünüz birinin yarattığı boşluk tarif edilir gibi değil.
Şarkıda dediği gibi..gittikten sonra kalbinize lokma Aşk girmiyorsa, giremiyorsa...
Yıllar geçse bile tek bir an aklınıza geldiğinde, yüzü, bir mimiği, gözünüzün önüne geldiğinde boğazınızda bir düğüm oluyorsa yutkunuyorsanız...her anının debreşmesinde bir yerlerinizin kanadığını görüyorsanız...tüm dokunuşları haram saydıysanız artık... o sizi bıraksa bile, mantık hadi hayata devam derken, bir yerler olmuyor işte diyorsa...aşkı yaşarken volkan sıcaklığını tadan kalbiniz kutup soğunu yaşıyorsa, yüreğiniz ve gözleriniz döktüğü yaşlarda birbiriyle yarış ediyorsa..sonrasında sadece böylesi bir özleme tutuklu kalıyorsanız..ağırlaştırılmış müebbete mahkum gibi hissediyorsanız...kolay olmuyormuş.

Uzun zamandır bu konularda yazmıyordum, yazamıyordum..isteyerek olmadı....

6 yorum:

Yaz Blogcu dedi ki...

Merhabalar Mavi Tutku,

İçinizi öyle bir dökmüşünüz ki, insan okudukça kendini buluyor satır aralarında. Zannetmeyiniz ki bir ben böyleyim. O kadar çok var ki, emin olun çoğunluktalar.

Hele de şimdilerde, kimse kimseyi anlamıyor mu, anlamak mı istemiyor, anlaşılır gibi değil?

Oysa bu hayat öyle güzel ve de öyle kolay ki; bu güzel ve kolay hayatı zorlaştırmak için adeta tüm gücümüzle yükleniyoruz.

Oysa, birbirimizi bir sevebilsek, diğerleri ardından çorap söküğü gibi kolay gelecek... Ama birbirimizi bir türlü sevemedik ve sevmeyi de öğrenemedik!..

Selam ve dualarımla, sizi en Güzel'e emanet ediyor sağlıklı, huzurlu ve birbirimizi sevebildiğimiz günler diliyorum.

Sıradan bir balık dedi ki...

"Kötü diye bir başkasını eleştiren insanlar aynısını ne rahatlıkla yapabiliyorlar."
işte bu!
bu cümle her şeyi anlatıyor.O güzel yüreğine, kalemine sağlık.

Bana ait cümleyi heybeme koydum, vicdanım rahat gidiyorum.
Sevgiyle kalasın.

nani dedi ki...

Herkes aşık olamaz ki.
Aşık olabilmek de bir ayrıcalık.
Basit duyguları aşk olarak adlandırmak kolay da, aşk olmak,aşık olabilmek çok zor.
Ekvator sıcağını da, kutup soğuğunu da sadece onlar bilir..
Aşık olmayan da anlamaz,
bilinçsizce aşığım der,
oyalanır durur daim zavallı..

nihansu dedi ki...

Bense sanırım biraz tersten düşünüyorum bu konuda, önce aşık olunuyor, tutkuyla beraber, çünki ikisi birbirinin karedeşi. Sonra o tutku ve aşk heyecanını biraz kaybetmeye ve yerini çok kalıcı bir sevgiye bırakmaya başlıyor. Ve ben, aslolanın o kalıcı sevgi olduğunu düşünüyorum, heyecansız ama vefalı, tutkusuz ama güven verici.

fragaria_p dedi ki...

boşluk eğer insanın kendi içindeyse, bunu başkasının yarattığını düşünmek insanın kendi kendine ettiği zalimlikten başka bir şey değildir ki...
hem aşk ne zaman kapılarına üst üste kilitler vurulmuş bir bir kalbe girmiş sahibi izin vermeden :)

♥ .* ღ .*ѕιуαн кєℓєвєк ♥ . ღ .* ♥ dedi ki...

çok güzel yazmışsın abicim yaa seni okumak huzur verdi bana eline emeğine sağlık.

insan oğlu çok bencil. aslında seviyorumuyum sorusu yerine hep seviliyormuyum acaba diye sorguluyoruz kendimizi.

beni ne kadar seviyor, benim için ne yapardı gibi bencilce sorulara takılyoruz. peki ne kadar seviyoruz ?

gerçketen seviyor muyuz?

işte birazda bunu sorgulamalıyız :)

sevgiler canım abim