24 Ocak 2011 Pazartesi

HERKES HAKLI HERKES MASUM...!!!

Bu yaşıma kadar çok fazla şey gördüm iyi veya kötü, iğrenç veya berbat.. Çok sohbetlerim oldu her türlü insanla, çok dinledim, çok izledim.. Menfaati için kendinle çelişenleri çok gördüm.. Hemen hemen herkes birçok şeyden şikayet ediyor, ama daha hiç rastlamadımki ben kötüyüm, kötülük yaptım diyen. Herkese göre hep anlatılanlar kötü, peki iyide bu kötülükleri yapanlar nerde o zaman!

İnsan olanın samimi bir pişmanlıkla akıtacağı gözyaşı kadar başka hiçbirşey yüzünü ve gönlünü temizleyemez.!

Kimsenin aynaya bakıp yaptığı yanlışlar için yüzüne tükürecek cesareti yok! Herşeyin kolay karşı tarafı suçlu ilan etmek, vicdanını sadece kendine taraf yapmak. 45yıl az zaman değil birçok iyilik yaptım, birçok  hatada yaptım, bunları birkaçı aynada yüzüme tükürecek kadar kendime yakıştırmadığım yanlışlar. İnsan bazen yaşarken göremiyor yanlışını, ya zaman geçmesi gerekiyor, ya da birilerin birşeylerin sizi silkelemesi gerekiyor, bundan sonrası insanın mayasına kalmış, ya akıllanır ya da at gözlüğüyle, kör gönül gözüyle kabullenmeden yaşamaya devam eder. Hep söylerim insanı durduracak iki şey vardır ya vicdanı, ya Allah korkusu..

İnsana güvenip harcanmak bu hayatta, bile bile lades deyip kendini harcatmakta bu hayatın içinde, insanı vezir veya rezil edenlerde hep bu hayatın içinde. Güzel yüzlerde çirkin yürekler, çirkin yüzlerde olmuş pişmiş güzel yürekler gördüm. Şunuda gördüm, harcanan harcanmaktan şikayet edende insanı harcıyor., harcanmışın elinden tutayım diyorsunuz ilk harcadığı siz oluyorsunuz. Artık daha fazla vefasızlık, nankörlük, kalleşlik, vicdansızlık, alçaklıkmı var banamı öyle geliyor? Hadi buyurun iyiyi doğruyu bulun, haydi güvenin, hadi huzur içinde birşeyler yaşayın....

İnsan olmak en başta yanlışı kabullenmek sindirmekle başlıyor sanırım, görmekle, kendine güzeli yakıştırmakla, anlamakla, iyiden yana değişimi istemekle başlıyor. Yoksa zaafların peşinde sürekli aynı yanlışı yapıyor insanoğlu ve onun doğrusu bundan ibaret oluyor. Neşeli bir yazı değil ama içimden bunlar geçti.
İnsan önce kendini görebilecek, yaptı hayatsa kabullenebilecek, kendine iki yüzlü olmayacak önce insan.
Kral çıplak.

15 yorum:

a.y. dedi ki...

Hani bir cümlem vardı hatırlarsınız:

"Birisi özünde ne dosttur, ne de düşman. Sen dost dersen dost olur, düşman dersen düşman."

Tüm iyiliklerimize rağmen biri sürekli bize kötülük yapmaktaysa, onu kendi haline bırakmak taraftarıyım. Çünkü onun akli dengesi yerinde değildir. Normal bir insan, samimi yapılan iyiliklere kayıtsız kalamaz.

Bazen, o kadar iyilik yapmama rağmen niye bana kötü davranıyor? deriz. Eğer tarafsız bir şekilde kendimizi incelersek, gerçekte o kadar da iyi olmayan yönlerimiz ortaya çıkacaktır.

Yaz Blogcu dedi ki...

Merhabalar,

Kimse ayranımız ekşi demez!

Allah'a emanet ol ve sağlıcakla kal.

aylinin defteri dedi ki...

dediğin gibi vicdanı ve allah korkusu olan kişiler bir şey yapmadan önce kendini sorgular ve düşüncesi bile hata gelir insana..

zoitsa dedi ki...

kendimi sorguladım yazınızda..

sufi dedi ki...

Nasrettin Hoca da demiş ya "sen de haklısın!" diye ben de öyle diyorum.

mehbup dedi ki...

Peki suçlu kim? İnsanoğlunun içinde yatan ''ben''lik duygusu.

Benim de hatalarım, yanlışlarım oldu,Bunu idrak edebilmek de güzel,edemeyenler ise sadece kendilerini kandırdıklarını düşünüyorum. Artık sanırım insanlara yaklaşmakla bir sınır koymak gerekiyor, yoksa her şekilde seni yıpratıyorlar.
Adil bir dünya istiyorum.

mehbup dedi ki...

İçimden geldi Mevlananın sözünü paylaşmak. Saygılar.

Acı suda tatlı suda berraktır. Sakın görünüşe aldanma...Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır. Hz.Mevlana

uğurböcüğüm dedi ki...

Günaydın.yazıyı okuyunca kendimi ve çevremdeki insanları buldum birden.hepsi doğru hepsi gerçek ama kötü olan nolursa olsun bazı insanların sizin dediğiniz gibi ilerleyen zamanlardada olsa kendsindeki kötüleri hataları hala kabullenememiş olmaları.İçimizde böyleleride var maalesef.kafalarındaki sabit fikirler ve benbencilik duygusundan bir kurtulabilseler kabullenmeyi özür dilemeyi bir öğrenebilseler sanırım herşey daha kolay olur.
kendine iyi bak yeni yazılarını bekliyorum

Sihirli Yazılar dedi ki...

Dediğiniz gibi, insan yaşarken yanlışını göremiyor. Yaşadığı yanlışlık tarafından silkelenip bir kenara düşünce farkedip kendine geliyor ancak. Derler ya "Bir musibet bin nasihatten daha iyidir" diye. Etrafındaki herkes uyarsa bile kişi dinlememekte, anlamamakta direniyor. Bile bile hatasını sürdürüyor. Başına kötü bir şey gelesiye kadar...
Ama hepimiz insanız; hepimiz hata yapabiliriz. Hatayı farkettikten sonra sürdürmemek -yine dediğiniz gibi- vicdan, Allah korkusu, bir de irade gerektirir. Bunlara sahip olanlar hiç olmazsa hatalarından dömeyi başarırlar eninde sonunda. Ya içinde vicdan, Allah korkusu gibi duyguları hiç taşımayanlar, iradesini, beynini kullanmayı bilmeyenler? Böyle kişiler de var elbet. Onların akibeti ne olur kimbilir, düşünmek bile istemiyorum...
Sonuç olarak, herkes ektiğini biçiyor. Hata yapmak doğal ama tez zamanda hatadan dönmek erdemine de sahip olmalı insan. Yoksa giderek dibe batar. Kendi sonunu kendi hazırlamış olur. Bir gün geriye dönüp baktığında, hayatının hatalardan ibaret olduğunu görerek acı çeker, pişmanlık duyar ancak son pişmanlık fayda vermez.

FKH dedi ki...

keşke herkesi, her şeyi göründüğü gibi anlayabilsek..

ama olmuyor işte..

Nehir İda dedi ki...

'En soylu yanlış insana güvenmektir' sözünü çok severim. Sonuçları acıtsa da zaman zaman güven duygusu olmazza olmazlarımdan. Herşeye güvenebilmeliyim aksi halde sadece rol yapmış oluyrum.
Neşeli olmasın varsın ama çok insan, çok içten...
Teşekkürler.

KİANA dedi ki...

Merhaba Mavi Tutku; Bu yazdıklarınızı okuyunca hiç şaşırmadım..İnsanoğlu yaşadığı sürece bütün bunlarla haşır neşir olacak ve böyle davranışlar, bu tarz insanlar hiç eksik olmayacak... Bunları yazarken kendimi ayırt etmiş değilim.. Bir arkadaşımında dediği gibi kimse"ayranım ekşi" demez..Ben doğruyum, dürüstüm, vicdanlıyım diyen bir insanı birde başkalarına sormak lazım..Kimse kimsenin içini bilemezki.. Kişi ancak kendini iyi tanır.. Aynaya baktığında gördüğü kendi içyüzü, kendi kalbi ve vicdanıdır...insan 40 yıl birlikte olduğu eşini tanıyamıyor, anasını babasını tanıyamıyor, kendi evladını tanıyamıyor öyle değilmi...O yüzden her kim olursa olsun , o kişiye karşı çok temkinli, dikkatli olmak gerekiyor.. bir yıkım ve düş kırıklığı yaşamamak için..
Sevgiler..

Zeugma dedi ki...

Can sıkıcı insanlardan uzak durmalı sevgili OKA...
Düşündükçe kötü oluyor insan..
Atın gitsin aklınızdan...
İki kişi olsun, adam gibi olsun, ne dersiniz??

Biizn-i Hüda dedi ki...

Ellerinize sağlık yazınızı çok begendim... Vücudumuzda çok sağlam hatasız işleyen yegane mekanizma'' vicdan mekanizması'' dır diye düşünüyoru. Yaşıyorum ya ordan biliyorum. Hatasız kul olmaz derler bizde yaptık bir hata yıllar önce. Her gün istisnasız hatrıma gelir canımı yakar bu mesele. Bir gün ihtiyaca binayen bir kitaptan sayfa açtım karşıma çıkan yazıyı okudum'' pişmanlık en büyük tövbedir'' yazıyordu (hadis-i şerif). O günden sonra biraz ferahlattı bu içimi.. Çok sevdigim bir kitaptan ufak bir bölüm payşamka istiyorum:

Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba 'insan' denince hatırlanıyor muyuz?

gül dedi ki...

güzel bir konuyu yazıya dökmüşsünüz.sağolun.bende diyorumki insan.iyneyi önçe kendine batirmalı.eyer dayanabiliyorsa.sonra çuvaldızı başkasına batırmaya kalkmalı.hayırlı günler.